Bu yaklaşım, hedeflerin yalnızca içeriğinin değil, hangi motivasyonla seçildiğinin de önemli olduğunu gösterir.
Örneğin iki kişi de yüksek lisans yapmayı hedefleyebilir. Birincisi araştırmayı sevdiği ve belirli bir alanda uzmanlaşmak istediği için bu kararı almıştır. İkincisi ise ailesi tarafından başarılı kabul edilmek veya çevresindeki insanların beklentilerini karşılamak için aynı yola girmiştir. Her ikisi de akademik başarıya ulaşabilir; ancak hedefin kişisel olarak benimsenme biçimi motivasyonu ve iyi oluşu etkileyebilir.
Bu nedenle hedef belirlerken şu soruları sormak yararlıdır:
- Bu hedefi gerçekten istiyor muyum, yoksa başkalarının beklentilerini mi karşılamaya çalışıyorum?
- Hedefime ulaştığımda hangi ihtiyacım karşılanmış olacak?
- Bu hedef için yaptığım fedakârlıklar, yaşamımdaki diğer önceliklerle uyumlu mu?
- Koşullarım değişirse hedefimi yeniden belirlemekte özgür hissediyor muyum?
Deci ve Ryan'ın çalışmaları, özerkliği ve temel psikolojik ihtiyaçları destekleyen sosyal koşulların daha nitelikli motivasyon ve iyi oluşla ilişkili olduğunu vurgular.
Kaynak: Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “What” and “Why” of Goal Pursuits: Human Needs and the Self-Determination of Behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268. https://doi.org/10.1207/S15327965PLI1104_01
Bu çerçevede kadınların veya erkeklerin hedeflerini değerlendirirken tek bir başarı ölçütü kullanmak yerine kişinin kendi kararına ne ölçüde sahip çıktığına bakmak daha anlamlıdır. Bir insanın hedefi dışarıdan küçük görünebilir; ancak o hedef kişinin özgürlüğünü, güvenliğini veya yaşam doyumunu önemli ölçüde artırabilir.
7. Genel Hedefler Toplum Tarafından Belirleniyorsa Bireysel Özgürlük Nerede Başlar?
Toplum, başarılı yaşamın nasıl görünmesi gerektiğine ilişkin çeşitli ölçütler üretir. İyi bir meslek, yüksek gelir, ev sahibi olmak, evlenmek veya çocuk sahibi olmak bu ölçütler arasında yer alabilir. Bu beklentiler bazı insanlar için anlamlı hedefler oluştururken diğerleri için baskıya dönüşebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, toplumsal beklentilerin her zaman olumsuz olmadığıdır. Aile desteği, eğitim kültürü, dayanışma ve ortak sorumluluk anlayışı insanlara hedeflerine ulaşmaları için güç verebilir. Sorun, toplumsal normların tek doğru yaşam biçimi gibi sunulması ve farklı seçimlerin değersizleştirilmesidir.
Örneğin bir kişinin evlenmek istememesi, onun ilişki kurma becerisinin düşük olduğunu göstermez. Bir kadının yönetici olmak istememesi, mutlaka toplumsal baskılara boyun eğdiği anlamına gelmez. Bir erkeğin yüksek gelir yerine daha az stresli bir işi seçmesi de başarısızlık olarak yorumlanmamalıdır.
Öte yandan, kişinin kendi tercihi olduğunu düşündüğü bir hedefin toplumsal etkilerden tamamen bağımsız olması da beklenemez. Önemli olan, bu etkileri fark edebilmek ve seçenekleri bilinçli biçimde değerlendirebilmektir.
Bireysel özgürlük, toplumdan hiçbir şekilde etkilenmemek değil; etkileri tanıyarak kendi değerleriyle uyumlu kararlar alabilmektir. Bunun gerçekleşmesi için de insanların farklı yaşam biçimlerine saygı duyulması, fırsatların adil dağıtılması ve bireylerin kararlarını uygulayabilecek kaynaklara sahip olması gerekir.
8. Kendi Değerlendirmem: Hedefleri Kim Belirlemeli?
Bütün bu değerlendirmelerden sonra benim vardığım sonuç şu: Genel hedefleri belirleyen tek bir güç yoktur. Birey hedefini seçer; aile ve toplum bu seçimi etkiler; ekonomik ve kurumsal koşullar hedefin ne kadar ulaşılabilir olduğunu belirler. Bu unsurların ağırlığı ise kişiden kişiye ve yaşam döneminden yaşam dönemine değişir.
Kadınlar ve erkekler arasındaki karşılaştırmada da benzer bir yaklaşımın gerekli olduğunu düşünüyorum. Veri odaklı düşünmek ile duygusal ihtiyaçları dikkate almak birbirine zıt değildir. Sağlıklı bir hedef, ölçülebilir sonuçlarla kişisel değerleri birlikte değerlendirebilir.
Örneğin kariyerinde ilerlemek isteyen bir kişi, maaş artışını ve terfi ihtimalini hesaplayabilir. Aynı zamanda işin ailesine ayıracağı zamanı, stres düzeyini ve yaşam kalitesini nasıl etkileyeceğini de değerlendirebilir. Böylece karar yalnızca ekonomik açıdan değil, insanın bütün yaşamı açısından ele alınmış olur.
Bence asıl sorun, kadınların ve erkeklerin farklı hedeflere sahip olabilmesi değil; bazı hedeflerin toplumsal olarak daha değerli kabul edilmesi ve bu hedeflere ulaşma fırsatlarının eşit dağılmamasıdır.
Bir toplum yalnızca ekonomik başarıyı ödüllendirirse bakım emeğini, gönüllü çalışmayı ve kişisel gelişimi göz ardı edebilir. Yalnızca başkalarının mutluluğunu önemseyen bir anlayış ise bireyin kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olabilir. Daha dengeli bir yaklaşım, ekonomik güvenceyi, kişisel özgürlüğü, ilişkileri ve toplumsal katkıyı birlikte değerlendirmelidir.
Sonuç olarak, bir hedefin değerini belirleyen şey yalnızca kimin o hedefi seçtiği değil, kişinin o hedefle kurduğu ilişki ve hedefe ulaşırken sahip olduğu özgürlüktür.
9. Forum Tartışması: Sizin Hedeflerinizi Kim Belirliyor?
Şimdi konuyu biraz da kişisel deneyimler üzerinden tartışalım. Çünkü araştırmalar genel eğilimleri açıklasa da gerçek yaşamda karşılaştığımız örnekler, bu eğilimlerin nasıl deneyimlendiğini anlamamıza yardımcı olabilir.
1. Hayatınızda belirlediğiniz en önemli hedef hangisi? Bu hedefi kendi isteğinizle mi seçtiniz, yoksa ailenizin, çevrenizin veya toplumun beklentileri kararınızı etkiledi mi?
2. Sizce erkeklerin daha çok nesnel sonuçlara, kadınların ise duygusal ve toplumsal etkenlere odaklandığı düşüncesinin gerçek hayatta ne kadar karşılığı var? Bu düşünceye uymayan örneklerle karşılaştınız mı?
3. Kariyer, aile, ekonomik güvence ve kişisel mutluluk arasında seçim yapmak zorunda kalsaydınız hangisini önceliklendirirdiniz? Koşullarınız bu kararınızı etkiler miydi?
4. Sizce hedeflere ulaşmak için bireysel çaba mı daha önemlidir, yoksa fırsat eşitliği ve toplumsal destek mi? Bir insan yeterince çalışmasına rağmen uygun koşullara sahip değilse başarısızlıktan ne ölçüde sorumlu tutulabilir?
5. Geçmişte size ait olduğunu düşündüğünüz bir hedefi zamanla sorguladınız mı? Hedefinizi değiştirdiyseniz bunu hangi deneyim veya düşünce tetikledi?
Farklı görüşleri değerlendirirken insanların deneyimlerini yalnızca cinsiyetleri üzerinden yorumlamadan, içinde bulundukları koşulları da anlamaya çalışmak önemli. Belki de bu tartışmanın en değerli sonucu, herkesin aynı hedeflere sahip olması gerektiğini savunmak yerine insanların kendi hedeflerini daha özgürce belirleyebilecekleri bir ortamın nasıl oluşturulabileceğini düşünmektir.
Kaynakça
1. Hyde, J. S. (2005). The Gender Similarities Hypothesis. American Psychologist, 60(6), 581–592. https://doi.org/10.1037/0003-066X.60.6.581
2. Hyde, J. S. (2014). Gender Similarities and Differences. Annual Review of Psychology, 65, 373–398. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010213-115057
3. Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “What” and “Why” of Goal Pursuits: Human Needs and the Self-Determination of Behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268. https://doi.org/10.1207/S15327965PLI1104_01
4. OECD. Gender Equality in a Changing World: Persistent Gender Gaps in Paid and Unpaid Work. https://www.oecd.org/en/publications/gender-equality-in-a-changing-world_e808086f-en/full-report/persistent-gender-gaps-in-paid-and-unpaid-work_cb137837.html
5. World Economic Forum. Global Gender Gap Report 2025: Key Findings. https://www.weforum.org/publications/global-gender-gap-report-2025/in-full/key-findings-3902497c1d/
Bu kaynaklar, psikolojik benzerlikler, insan motivasyonu ve toplumsal koşullar hakkında farklı kanıt türleri sunmaktadır. Bulguları değerlendirirken araştırmaların kapsamını, verilerin ait olduğu dönemi ve bireysel deneyimlerin istatistiksel genellemelerden farklı olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Örneğin iki kişi de yüksek lisans yapmayı hedefleyebilir. Birincisi araştırmayı sevdiği ve belirli bir alanda uzmanlaşmak istediği için bu kararı almıştır. İkincisi ise ailesi tarafından başarılı kabul edilmek veya çevresindeki insanların beklentilerini karşılamak için aynı yola girmiştir. Her ikisi de akademik başarıya ulaşabilir; ancak hedefin kişisel olarak benimsenme biçimi motivasyonu ve iyi oluşu etkileyebilir.
Bu nedenle hedef belirlerken şu soruları sormak yararlıdır:
- Bu hedefi gerçekten istiyor muyum, yoksa başkalarının beklentilerini mi karşılamaya çalışıyorum?
- Hedefime ulaştığımda hangi ihtiyacım karşılanmış olacak?
- Bu hedef için yaptığım fedakârlıklar, yaşamımdaki diğer önceliklerle uyumlu mu?
- Koşullarım değişirse hedefimi yeniden belirlemekte özgür hissediyor muyum?
Deci ve Ryan'ın çalışmaları, özerkliği ve temel psikolojik ihtiyaçları destekleyen sosyal koşulların daha nitelikli motivasyon ve iyi oluşla ilişkili olduğunu vurgular.
Kaynak: Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “What” and “Why” of Goal Pursuits: Human Needs and the Self-Determination of Behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268. https://doi.org/10.1207/S15327965PLI1104_01
Bu çerçevede kadınların veya erkeklerin hedeflerini değerlendirirken tek bir başarı ölçütü kullanmak yerine kişinin kendi kararına ne ölçüde sahip çıktığına bakmak daha anlamlıdır. Bir insanın hedefi dışarıdan küçük görünebilir; ancak o hedef kişinin özgürlüğünü, güvenliğini veya yaşam doyumunu önemli ölçüde artırabilir.
7. Genel Hedefler Toplum Tarafından Belirleniyorsa Bireysel Özgürlük Nerede Başlar?
Toplum, başarılı yaşamın nasıl görünmesi gerektiğine ilişkin çeşitli ölçütler üretir. İyi bir meslek, yüksek gelir, ev sahibi olmak, evlenmek veya çocuk sahibi olmak bu ölçütler arasında yer alabilir. Bu beklentiler bazı insanlar için anlamlı hedefler oluştururken diğerleri için baskıya dönüşebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, toplumsal beklentilerin her zaman olumsuz olmadığıdır. Aile desteği, eğitim kültürü, dayanışma ve ortak sorumluluk anlayışı insanlara hedeflerine ulaşmaları için güç verebilir. Sorun, toplumsal normların tek doğru yaşam biçimi gibi sunulması ve farklı seçimlerin değersizleştirilmesidir.
Örneğin bir kişinin evlenmek istememesi, onun ilişki kurma becerisinin düşük olduğunu göstermez. Bir kadının yönetici olmak istememesi, mutlaka toplumsal baskılara boyun eğdiği anlamına gelmez. Bir erkeğin yüksek gelir yerine daha az stresli bir işi seçmesi de başarısızlık olarak yorumlanmamalıdır.
Öte yandan, kişinin kendi tercihi olduğunu düşündüğü bir hedefin toplumsal etkilerden tamamen bağımsız olması da beklenemez. Önemli olan, bu etkileri fark edebilmek ve seçenekleri bilinçli biçimde değerlendirebilmektir.
Bireysel özgürlük, toplumdan hiçbir şekilde etkilenmemek değil; etkileri tanıyarak kendi değerleriyle uyumlu kararlar alabilmektir. Bunun gerçekleşmesi için de insanların farklı yaşam biçimlerine saygı duyulması, fırsatların adil dağıtılması ve bireylerin kararlarını uygulayabilecek kaynaklara sahip olması gerekir.
8. Kendi Değerlendirmem: Hedefleri Kim Belirlemeli?
Bütün bu değerlendirmelerden sonra benim vardığım sonuç şu: Genel hedefleri belirleyen tek bir güç yoktur. Birey hedefini seçer; aile ve toplum bu seçimi etkiler; ekonomik ve kurumsal koşullar hedefin ne kadar ulaşılabilir olduğunu belirler. Bu unsurların ağırlığı ise kişiden kişiye ve yaşam döneminden yaşam dönemine değişir.
Kadınlar ve erkekler arasındaki karşılaştırmada da benzer bir yaklaşımın gerekli olduğunu düşünüyorum. Veri odaklı düşünmek ile duygusal ihtiyaçları dikkate almak birbirine zıt değildir. Sağlıklı bir hedef, ölçülebilir sonuçlarla kişisel değerleri birlikte değerlendirebilir.
Örneğin kariyerinde ilerlemek isteyen bir kişi, maaş artışını ve terfi ihtimalini hesaplayabilir. Aynı zamanda işin ailesine ayıracağı zamanı, stres düzeyini ve yaşam kalitesini nasıl etkileyeceğini de değerlendirebilir. Böylece karar yalnızca ekonomik açıdan değil, insanın bütün yaşamı açısından ele alınmış olur.
Bence asıl sorun, kadınların ve erkeklerin farklı hedeflere sahip olabilmesi değil; bazı hedeflerin toplumsal olarak daha değerli kabul edilmesi ve bu hedeflere ulaşma fırsatlarının eşit dağılmamasıdır.
Bir toplum yalnızca ekonomik başarıyı ödüllendirirse bakım emeğini, gönüllü çalışmayı ve kişisel gelişimi göz ardı edebilir. Yalnızca başkalarının mutluluğunu önemseyen bir anlayış ise bireyin kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olabilir. Daha dengeli bir yaklaşım, ekonomik güvenceyi, kişisel özgürlüğü, ilişkileri ve toplumsal katkıyı birlikte değerlendirmelidir.
Sonuç olarak, bir hedefin değerini belirleyen şey yalnızca kimin o hedefi seçtiği değil, kişinin o hedefle kurduğu ilişki ve hedefe ulaşırken sahip olduğu özgürlüktür.
9. Forum Tartışması: Sizin Hedeflerinizi Kim Belirliyor?
Şimdi konuyu biraz da kişisel deneyimler üzerinden tartışalım. Çünkü araştırmalar genel eğilimleri açıklasa da gerçek yaşamda karşılaştığımız örnekler, bu eğilimlerin nasıl deneyimlendiğini anlamamıza yardımcı olabilir.
1. Hayatınızda belirlediğiniz en önemli hedef hangisi? Bu hedefi kendi isteğinizle mi seçtiniz, yoksa ailenizin, çevrenizin veya toplumun beklentileri kararınızı etkiledi mi?
2. Sizce erkeklerin daha çok nesnel sonuçlara, kadınların ise duygusal ve toplumsal etkenlere odaklandığı düşüncesinin gerçek hayatta ne kadar karşılığı var? Bu düşünceye uymayan örneklerle karşılaştınız mı?
3. Kariyer, aile, ekonomik güvence ve kişisel mutluluk arasında seçim yapmak zorunda kalsaydınız hangisini önceliklendirirdiniz? Koşullarınız bu kararınızı etkiler miydi?
4. Sizce hedeflere ulaşmak için bireysel çaba mı daha önemlidir, yoksa fırsat eşitliği ve toplumsal destek mi? Bir insan yeterince çalışmasına rağmen uygun koşullara sahip değilse başarısızlıktan ne ölçüde sorumlu tutulabilir?
5. Geçmişte size ait olduğunu düşündüğünüz bir hedefi zamanla sorguladınız mı? Hedefinizi değiştirdiyseniz bunu hangi deneyim veya düşünce tetikledi?
Farklı görüşleri değerlendirirken insanların deneyimlerini yalnızca cinsiyetleri üzerinden yorumlamadan, içinde bulundukları koşulları da anlamaya çalışmak önemli. Belki de bu tartışmanın en değerli sonucu, herkesin aynı hedeflere sahip olması gerektiğini savunmak yerine insanların kendi hedeflerini daha özgürce belirleyebilecekleri bir ortamın nasıl oluşturulabileceğini düşünmektir.
Kaynakça
1. Hyde, J. S. (2005). The Gender Similarities Hypothesis. American Psychologist, 60(6), 581–592. https://doi.org/10.1037/0003-066X.60.6.581
2. Hyde, J. S. (2014). Gender Similarities and Differences. Annual Review of Psychology, 65, 373–398. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010213-115057
3. Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “What” and “Why” of Goal Pursuits: Human Needs and the Self-Determination of Behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268. https://doi.org/10.1207/S15327965PLI1104_01
4. OECD. Gender Equality in a Changing World: Persistent Gender Gaps in Paid and Unpaid Work. https://www.oecd.org/en/publications/gender-equality-in-a-changing-world_e808086f-en/full-report/persistent-gender-gaps-in-paid-and-unpaid-work_cb137837.html
5. World Economic Forum. Global Gender Gap Report 2025: Key Findings. https://www.weforum.org/publications/global-gender-gap-report-2025/in-full/key-findings-3902497c1d/
Bu kaynaklar, psikolojik benzerlikler, insan motivasyonu ve toplumsal koşullar hakkında farklı kanıt türleri sunmaktadır. Bulguları değerlendirirken araştırmaların kapsamını, verilerin ait olduğu dönemi ve bireysel deneyimlerin istatistiksel genellemelerden farklı olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.